İnternet Gazete
 
 
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

ÖNEMLİ LİNKLER
Mustafa Kemal Atatürk
Nihal Atsız
 

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama
 
Meclis kavgasının barış melekleri

Meclis kavgasının barış melekleri

Tarih 05 Şubat 2010, 16:55 Editör Candemir SARI

Meclise, 'güçten düştükleri gün kullanmak üzere soktukları adamlarını' daha önceki 3 askeri darbe öncesi olduğu gibi kullanıyorlar

1959 yılı ortalarıydı…

Başbakan Adnan Menderes’in meclis kürsüsünden, “siz isterseniz şeriatı bile getirirsiniz” dediği yalanı uçuruldu medyaya…

Gazeteler bu uyduruk haberin üzerine “mal bulmuş Mağribi” gibi atladılar…

Başbakan’ı, söylemediği o sözle yerden yere vuruyorlardı…

TSK’na açık – gizli yazılan mektuplarda Atatürk ilke ve inkılâplarının tehlikede olduğuna vurgu yapıyorlar, “Cumhuriyet elden gidiyor, bunlar ülkeye şeriat rejimini getirecekler” çığlıkları eşliğinde onlardan idareye el koymasını istiyorlardı…

Çok geçmeden, generaller değilse de genç subaylar ve birkaç Albay (ki bunların en başında sonradan MHP Genel başkanlığı yapan Alpaslan Türkeş geliyordu) el ele verip, halkın seçtiği hükümeti silâh zoruyla deviriyorlardı…

Ve o dönem demokrasi tarihimizin en kanlı cunta dönemlerinden biri oluyordu…

 

                                 ***

 

Çok değil…

Aradan sadece 11 yıl geçmişti ki bu kez de dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’in, “Şeriat mı öğretim birliği yasası mı?” diye kendi kendine sorduğu ve bu soruya “Tabii ki şeriat" diye cevap verdiği palavrası kaplıyordu gazete manşetlerini…

Kökten Laikçi, az gelişmiş Sosyalist tipi sözde CHP'li yazarlar da bu palavra üzerine yorumlar attırıyorlardı hallaçlar gibi...

Bir muhtıra ile seçilmiş hükümeti silahla korkutup alaşağı ettiler…

Meclisi kapatmadılar ama MNP (Milli Nizam Parti)’yi kapattırdılar…

Genel Başkan Necmettin Erbakan’ı yurt dışına kaçmak zorunda bıraktılar…

Çünkü anarşiyi sadece “Solculara” yıkmak olacak şey değildi…

Kendilerine aktif destek veren ülkücüleri de suçlayamazlardı…

Geriye kala kala sadece “Akıncılar” ve liderleri, kapatılmış MNP’nin genel Başkanı Erbakan kalmıştı da ondan…

Sonra ne oldu biliyor musunuz?..

Gençler bilmez hatırlatayım…

 

                                 ***

 

14 Ekim 1973 seçimlerine giderken, Prof. Necmettin Erbakan’ı İsviçre’den apar topar getirtip zorla MSP’yi kurdurdular bu kez de…

Neden?..

Çünkü bütün planlarını sahte bir kahramanı “Başbakan” yapmak üzerine bina etmişlerdi…

Bu sahte kahraman, askerlere “sivil” kıyafetler giydirip dağa taşa “Karaoğlan” diye yazdırdıkları Ecevit’ti…

Ama…

Seçime giderken açıkça görülüyordu ki; Demirel’in genel başkanlığını sürdürdüğü AP yeniden ve tek başına iktidar olacaktı…

“Çok kibar adam” dedikleri yumuşak huylu Ferruh Bozbeyli ve arkadaşlarına kurdurdukları Demokratik Parti de engelleyemeyecekti AP’nin iktidarını…

İşte o yüzden sarıldılar Erbakan Hoca’nın eteklerine…

İşte o yüzden; “öcü” gibi korktukları, “Şeriatçı” dedikleri Erbakan ve arkadaşlarına MSP’yi kurdurup “destek” verdiler….

Ve Erbakan da “el hak” görevini yerine getirdi…

Her birini AP’den çaldığı % 11 oyla, AP’nin tek başına iktidarını önledi…

 

                                 ***

 

12 Eylül 1980 öncesi bu kez Başbakan’ın değil ama muhalefet partisi liderlerinden birinin söyledikleri işgal ediyordu gazete manşetlerini…

12 Mart ara rejiminden önce İsviçre’ye kovdukları, sonra getirtip MSP’yi kurdurdukları Erbakan bu kez, yapacakları askeri operasyona bahane olarak kullanıldı yine…

Konya mitinginde, “Kadayıfın altı kızardı” diyerek yaptığı Antepli usta ağzını “Şeriat istiyor” diye tercüme ettiler…

 

                                 ***

 

28 Şubat sürecinde yaptıkları hayâsızlıklar hatırlatmama gerek yok çünkü henüz çok taze…

Hep aynı oyun

Hep aynı palavralar…

Hep aynı suçlamalar…

“Cumhuriyet tehlikede, bunlar ülkeyi şeriat yasaları ile idare edecekler!”…

 

                                 ***

 

Şimdi dikkat!...

Meclise “güçten düştükleri gün kullanmak üzere soktukları adamlarını” daha önceki 3 askeri darbe öncesi olduğu gibi kullanıyorlar…

Malzeme yine aynı malzeme…

“DİN KORKUSU”…

Neymiş…

Partilinin biri, Başbakan Erdoğan için, “O bizim için peygamber gibidir” demişmiş…

Fırtına, bu cümledeki “gibi” kelimesi atılarak koparılıyor…

“Gibidir” kelimesi gizlenerek bu ülkenin Başbakan’ının eşine saldırılıyor…

Neden?..

Daha önceki 3 askeri darbe için üretilen gerekçelerden üretebilmek için…

 

                                 ***

 

Aman ha!...

Sanmayınız ki iktidar partisi milletvekilleri oyunbazların oyunlarını bozmaya çalışıyor…

Nerdeee?..

Onlar da kavganın ta göbeğinde yer alıyorlar…

Kavgayı ayırmaya çalışanlar ise, kavgacıların, ”PKK’nın meclisteki temsilcileri” olarak suçladıkları eski DTP, yeni BDP milletvekilleriydi…

Canla başla kavgacı milletvekillerini ayırmaya çalışıyorlar, onları sükûnete davet ediyorlardı…

Şöyle de diyebiliriz…

Terör örgütü temsilcileri demokrasinin mabedinde “barışçı” rolünü oynarken; MHP’li, CHP’li, Ak Partili vatanseverlerin(!) temsilcileri ise mecliste “terör” estiriyorlardı…

 

adnanberkokan@gmail.com

Bu haber 714 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Yaşam

'Dar giyeceksen başını kapatma'

'Dar giyeceksen başını kapatma' İslami kesimin sivri dilli kadın yazarı Emine Şenlikoğlu tesettür firmalarını yerden yere vurdu: 'Para kazanmak...

Gül, Demirel'i geçebilir !

Gül, Demirel'i geçebilir ! Gül'ün Köşk'te 7 yıl kalması durumunda Demirel'in 125 gezilik rekorunu kırması bekleniyor.
AŞK OLSUN SANA AZERBAYCAN08 Eylül 2010

FETULLAH GÜLEN GERÇEĞİ

SUSURLUK DOSYASI

ABD'NİN TÜRKİYE EMELİ

KÜRT DOSYASI

MEGOLA İDEA

12 EYLÜL GERÇEĞİ

 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

REFERANDUM'DA HANGİ OYU KULLANACAKSINIZ?



Tüm Anketler

 

Biber Hapı
Evden eve nakliyat

 

Atak Ajans
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi