Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu’nun makam odasına girişiyle ilgili tartışmalar sürüyor. CHP'li Canan Arıtman yaşanan bu olayı kınadı, Arınç’a 6 ay süreyle kadın siyasetçilere yaklaşmama ve psikiyatriste gitme gibi cezalar verilmesini önerdi.
Arıtman Meclis'in kavgalı oturumunda yaşannalara yazılı bir açıklama ile tepki gösterdi. Arınç'ın Mumcu'nun odasına girmesini, "Yürütme’nin yasamaya müdahalesi vahimdir. Bir kadın siyasetçiye uygulanan şiddet daha da vahimdir" diye eleştiren Arıtman şunları söyledi:
| 27 Mayıs çanları!.. |
| 7 Nisan 1959'da DP Meclis Grubu bir bildiri yayımladı. Bildiride CHP'nin muhalefet anlayışı şikâyet ediliyordu... DP'lilere göre ülkedeki bütün yıkıcı gruplar CHP'nin çevresinde toplanmışlardı... Ordu iktidara karşı ayaklanmaya kışkırtılıyordu... DP, bu bildiriyi yayımladıktan sonra TBMM Başkanlığı'na muhalefetin eylemlerinin soruşturulması için bir önerge verdi... Önerge 18 Nisan'da Meclis'te büyük bir çoğunlukla kabul edildi. Yasaya göre bir "Tahkikat Komisyonu" oluşturulacak ve bu komisyon üç ay boyunca muhalefetin ve basının eylemlerini soruşturacaktı. Ve aynı anda, Tahkikat Komisyonu kurulması ülkede geniş yankı yaptı... Medya ve CHP çıkan yasayı bahane ederek el ele verdiler ve öğrencileri eylem yapmaya tahrik ettiler... Bir anda öğrenci olayları patlak verdi... Bunları neden mi hatırlattım?.. O gün CHP yalnızdı bugün yanına MHP'yi de aldı... İktidar partili milletvekilleri ve Hükümete "itidal" tavsiye ederim... Adnan Berk Okan |
"Arınç’ın Sayın Mumcu’ya yönelik uyguladığı sözel ve psikolojik şiddetin neredeyse fiziksel şiddete dönüşebileceği olasılığı Sayın Mumcu tarafından dile getirilmiştir.
Arınç’ın kadına yönelik şiddet uygulaması bir ilk değildir ve gereken önlemler alınmazsa son da olmayacaktır. Daha önce bir kadın gazeteciye küfür içerikli, terbiye dışı ağır ifadeleri olmuştu. Bana da basın yoluyla yine terbiye dışı, kaba, saygısızca hakaret etmişti. Ben 70 milyonun gözü önünde kendisine hak ettiği kırmızı biberleri “eşiniz hanımefendiye söylenmesini istemediğiniz sözleri başka kadınlara da söylemeyin” diyerek verdim. Fakat hala ıslah olmadığı anlaşılıyor.
Kadına yönelik şiddetin hiçbir haklı unsuru olamaz. Bu tarz; iyi eğitilmemiş, demokrasi ve eşitliği özümsememiş erkek siyasetçilerin işine gelmeyen işler yapan, cesur davranan, dik duran kadın siyasetçilere şiddet uygulayarak sindirme, susturma, biat ettirme yöntemidir.
Daha çağdaş daha demokratik, insan haklarına daha saygılı bir toplum olmak istiyorsak Bülent Arınç’ın şiddetle kınanması gereklidir. Bu konuda medyamızı duyarlı olmaya, öncülük etmeye davet ediyorum. Tüm Kadın Sivil Toplum Örgütlerinin tepkilerini görünür hale getirmelerini diliyorum. Cumhuriyet savcılarını da göreve davet ediyorum. Kadına yönelik şiddet uygulayan Arınç’a karşı re’sen dava süreci başlatmaları gerekir. Aynen Ailenin Korunmasına Dair Yasada da yer aldığı gibi Arınç’a örneğin 6 ay süreyle kadın siyasetçilere yaklaşmama cezası, psikiyatriste gitme cezası gibi yaptırımlar uygulanmalıdır